Poliçeler artık ehliyete özel olacak

Türkiye Sigorta Birliği, trafik sigortasında sürücünün sorumluluğunu artıracak ‘ehliyet bazlı poliçe’ uygulaması için çalışmalara başladı. Böylelikle trafik kazalarında sorumluluk, aracı kullanan kişinin olacak.

SEVAL ÖZKAP / HAYATIMIZ SİGORTALI

Trafik sigortasında fiyatlar sigorta şirketleri tarafından serbestçe belirleniyor. Böylelikle müşteri bazlı fiyatlama yapılıyor ve iyi-kötü sürücü ayrımı yapılıyor. Bu ayrımın temelinde ise hasar frekansı yatıyor. Yani, sık kaza yapan sürücü, trafikte dikkatli yol alan ve az hasar yapan ya da hasar yapmayan sürücüye göre daha fazla prim ödüyor.

Trafik sigortasında artan fiyatlar, tüm kamuoyunu içine alan bir kaosa dönüşmüş durumda. Yapılan kanunu düzenlemelerinin ardından nisan ayından ekim ayı sonuna kadar primlerde yüzde 11’lik bir düşüş yaşandı. Ancak istenen ve beklenen fiyatlar henüz yakalanamadı, zarar ve karsızlık ise sürüyor. Sektör temsilcileri, şirketlerin artan maliyetlerine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Trafik sigortasında eski fiyatlara dönmek çok zor!”

TSB çalışmalara başladı Sigorta Eksperi Mustafa Nazlıer

Trafik sigortasında fiyatların düşmesinde kazaların azalması ve sürücülerin kurallara uygun araç kullanımı da büyük önem arz ediyor. Bu noktada ise sektörde ‘araca ayrı, sürücüye ayrı poliçe’ düşüncesi oluşmaya başladı.

Sigorta Eksperi Mustafa Nazlıer, dergimizin kasım ayı sayısında yer alan köşe yazısında ‘Rüzgar Çetin’ örneğinden yola çıkarak, iki kez alkollü araç kullanmaktan ehliyeti alınan, 28 ayrı trafik cezası bulunan alan sürücünün her sürücü ile aynı haklara sahip olmaması gerektiğini ve bu tür durumlarda kazalara aracın değil, sürücünün neden olduğunu belirterek, “Sürücünün poliçesi ayrı olmalı” önerisinde bulunmuştu. “Gerçek bir çözüm önerisi aranıyor ve isteniyorsa zorunlu trafik sigortasında asıl hedef ve amaç sürücü olmalı” diyen Nazlıer’in bu önerisini sektöre ve Türkiye Sigorta Birliği’ne (TSB) sorduk. TSB Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu ise Birlik’in ‘ehliyet bazlı poliçe’ üzerinde çalıştığı bilgisini verdi.

Poliçe primini sürücü performansı belirleyecek

Bilindiği gibi trafik sigortası zorunlu bir poliçe ve araç plakası esas alınarak oluşturuluyor. Tüm zararlar da bu doğrultuda karşılanıyor. Aslında trafik sigortasında artan maliyetler de bu noktada oluşuyor. Araç hasarları dışında kalan, bedeni zararlar ve değer kaybı tazminatları da şirketlerin maliyetlerini artırıyor. Bu noktada ise hasar oranının düşürülmesi en büyük çözüm olarak görülüyor. Hasar oranlarını düşürmek için ise sürücü odaklı hareket edilmesi gerekiyor. Yani, Birlik’in de çalışmaları neticesinde oluşacak ehliyet/sürücü bazlı poliçelerle trafikte sorumluluk araç plakasına değil, sürücünün kendi performansına yüklenecek.

Araçlarımızı bazen eşimize, dostumuza ya da çocuğumuza emanet edebiliyoruz. Kendimiz ne kadar dikkatli olsak da şoför koltuğunda kendimiz oturmadığımız durumlarda oluşan hasarlar, araç plakamız dolayısıyla kendimize yük oluyor. Sürücü, yani ehliyet bazlı poliçelerle bu gibi durumların da önüne geçileceği düşünülüyor.

İyi-kötü sürücü ayrımı meyvelerini vermeye başladı

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu’nun verdiği bilgilere göre, iyi-kötü sürücü ayrımı meyvelerini vermeye başladı ve hasar frekansı yüksek olan sürücüler trafik sigortası primlerindeki artışla beraber trafik kurallarına uygun araç kullanmaya dikkat etmeye başladı. Eroğlu, “Serbest tarifenin başladığı 2010 yılından Ekim 2015 tarihine kadar hasarlı sürücülerin yer aldığı 1, 2 ve 3’üncü kademedeki poliçe sayısındaki azalış ve hasarsız sürücülerin yer aldığı 5, 6 ve 7’nci kademedeki poliçelerin artış trendini ortaya koyan veriler de bu görüşün doğruluğunu ortaya koyuyor. Son yasal değişikliklerin mahkeme kararlarına yansımasıyla birlikte pozitif trendin etkisi daha da net hissedilecektir” dedi.

Eroğlu: Her sürücü kendi performansından sorumlu olacak Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu

Trafik sigortalarında kanun değişikliğiyle bazı mevzuatsal sorunlar çözüme kavuşturulmuş olsa da değer kaybı talepleri, eşdeğer parça kullanımının düşmesi, asgari ücret artışının maliyetlere etkisi, asgari ekspertiz ücret tarifesi, tarife sistemine müdahale gibi birçok yapısal sorun devam ediyor.

Maliyet üzerindeki en etkili faktörler arasında yer alan toplam hasar oranının düşürülmesine yönelik önlemlerin hayata geçirilmesi de önem taşıyor. Trafik primlerindeki düşüş için kritik olan en temel faktörler, toplam maliyetlerin azaltılması, kazaların azaltılması, sürücülerin trafik kural ve işaretlerine daha fazla uyumudur. Bunun yapılabilmesi için ise serbest tarife sisteminden vazgeçilmemesi, trafik kurallarını sürekli ihlal eden sürücülerle ilgili yaptırımların artırılması, bölünmüş karayolu yapımı suretiyle gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının trafik cezalarını caydırıcı etki sağlayacak şekilde desteklenmesi gibi önlemlerin alınması gerekiyor.

Her sürücünün hasar performansı birbirinden farklı olmasına rağmen, birden fazla araca sahip olan gerçek kişi sigortalılara ait araçların eş, çocuk gibi aile fertlerine de tahsis edilebilmesi sebebiyle iyi/kötü tüm hasar performanslarının araç maliki sıfatını taşıyan işletene atfediliyor. Her sürücünün hasar performansının birbirinden farklı olduğu noktasından hareketle, “kişi temelli poliçe tanzim sistemi” ile de prim farklılaştırması yapılabilecek; dolayısıyla kusursuz sürücülerin fiyat artışından olumsuz etkilenmemesi sağlanacak olup trafik sigortasının sosyal yönü yeniden ön plana çıkarılacaktır.

Kişi temelli poliçe tanzim sistemi uygulaması, ehliyet bazlı bir poliçe sisteminin oluşması anlamını taşıyor. Aynı zamanda ehliyet puanı, trafik cezaları gibi sürücüye ilişkin verilerin de kullanılması Birliğimizce en doğru yöntem olarak görülüyor. Bununla birlikte bu sistemin yurtdışı uygulamaları ve sistemin ülkemize uyarlanabilirliği detaylı şekilde incelenerek analiz edilmesi gerekmekte olup Birliğimizce bu alanda bir çalışma yürütülüyor.

Aytekin: Sürücü temelli poliçe sağlıklı kurgulanmalı

Fiyat artışı ve kârsızlık sorunlarının öncelikli çözümünün maliyetlerin doğru yönetilmesinden geçtiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde mevcut tablonun çok fazla değişmeyeceğini söyleyebiliriz. Trafik poliçesinin kapsamakta olduğu teminatların yeterince net tanımlanmamış olması ve tazminat yöntemleri üzerinde belirli bir standardın bulunmaması, hak sahipleri ve sigorta şirketlerinin belirsiz ve verimsiz süreçlerle karşı karşıya kalmalarına neden oluyordu. Bu bakımdan Hazine Müsteşarlığı tarafından hayata geçirilen yeni düzenlemeleri sigortalı ve sektör açısından önemli buluyoruz. Düzenlemelerin yargı tarafından tanınmasıyla birlikte hasar maliyetlerinin kontrol altına alınacağını ve bu şekilde fiyatların reel anlamda düşmesine olanak sağlanacağını söyleyebiliriz. Fiyatların reel anlamda düşmeden, düzenlemelerin olumlu etkisiyle maliyet bazının sadece belli oranda düşmesi, mevcut sorunları yeteri kadar çözmeyecektir. Ayrıca elbette ki trafik kazalarının azalması hem toplumumuzun sağlık ve refahı için hem de bu sigorta branşının sağlıklı işleyebilmesi için en önemli unsur.

Bir kişinin birden fazla araca sahip olması ya da araç sahibi ile sürücüsünün farklı farklı kişiler olabilmesi gibi durumlar için araçlara ayrı, sürücülere ayrı poliçe hazırlanması önerisini genel olarak değerlendirilmesi gereken bir öneri kabul ediyoruz. Tabii ki bu sistemin tüm detayları ile ele alınarak analiz edilmesi ve sağlıklı bir uygulama haline dönüşebilmesi için altyapı ve kurallarının titizlikle kurgulanması gerekiyor. Yapılacak analizler sonucunda uygulama esnasında hem sigortalılar hem de sigorta şirketleri açısından çözülmesi gereken çok fazla konu olacağına kanaat getirilirse bu yöne gitmemek daha makul bir seçim olabilir.